Ölümü düşünmeye çalışmak mı iyi ? Yoksa unutmaya çalışmak mı ?
Aslında bunun kararını kendi adınıza verebilmek oldukça güç , dünya faaliyetleri içinde oldukça hem zihinsel hem bedensel vakit geçiren biri iseniz , muhtemelen bir yakınınız yada çok yakınınız öldüğünde aklınıza hakkı ile ölüm gelecektir. Teninizde beyninizde tüm benliğiniz de size hissettirecek kendini ölüm. İlk olarak nasıl olacak ölünce ne olacak gibi sorular ve sonrasında bu soruları , bildiğimiz yada istediğimiz gibi cevap vermeye çalışacak aklımız , yani işinize geldiği gibi yorumlamaya çalışacak. Hemen bu görünmeyen acıyı aklınızdan yüreğinizden çıkarmaya çalışarak , normalleşmeye gayret göstereceksiniz.
Peki doğru bumu ?
Ya sanılanın ve söylenenin aksine , normalleşmek aslında anormal yaşanan hayata devam etmekse ?
Ya size '' Ölümlü dünya , sırası gelen gidiyor '' diyenler aslında sırada olduğunu umursamayanlar ise.
Ya aslında hissetmeniz gerekeni , size bir ödül gibi veren Yaratıcının ,verdiği bu ödülü görmezden gelmeye çalışıyorsanız
Kimiz biz ? Aklımızda tutmadığımızda yok mu oluyor ölüm ve ölmek ?
Peki , sizin aklınızdan bir türlü çıkmayan bu ölüm hissini , aklınıza girmesini sağlayan olay , oda mı yalan ? Nerede şimdi kaybettiğiniz yakınınız ?
Örneğin evinizin karşısında ki ağaca bakın! Yada şu geçen gezdiğiniz sahili düşünün ! Yada geçen sefer oturduğunuz bank ! Kaç kişi yaslamıştır sırtını sizin gibi o ağaca ? Şu yürüdüğünüz sahilde kaç kişi sizin kurduğunuz hayalleri kurmuştur sessizce ? Yada bankta otururken düşündüklerinizi kaç kişi düşünmüştür , sadece kendi düşündüğünü , düşünmüş gibi ?
Evet aslında herkesin , tıpkı senin gibi hayalleri var , sevdikleri ve nefret ettikleri , 150 yıl önce seninle aynı sahilde yürüyen aynı hayalleri kuran biri vardı , peki ne oldu ona , nerede şimdi ?
Biliyorum daralıyor ve hüzenleniyorsun tıpkı benim gibi , bilmekteyim çünkü insanım senin gibi.
Sahi insan ne ki ? Bence insan bilebilmesi sağlanandır , yani düşünebilen akleden.
Mesela bir buz dolabı düşün , buz dolabı sensin , işlevi olan soğutmayı'da düşünmek olarak ele al.
Soğutmayan bir buz dolabına , yani en önemli işlevini yapmayan bu dolaba , buz dolabı muamelesi yapıp fişe takıp mutfaktaki yerinde tutmaya devam edip , içine bozulmasın diye yemekler koymaya devam mı edersin ? Yoksa onun işlevi olan soğutması özelliğini tekrar kazandırmak için tamir mi edersin ? İşte Ölümün hissettirdikleri de , aslında bizi tamir etmek isteyen bir gücün eseri ise ?
Ve bizde ısrarla bunu unutmaya çalışıyorsak ne olacak ?
Ne olacak ki ! hissetsen de , hissetmesende öleceksin , öleceğiz sonunda. Evet bu kaçınılmaz son.
Yani bizden önce ölen milyarlarca insan gibi bizde öleceğiz ve bizsiz bir dünya var olmaya devam edecek , tıpkı öncesinde , var olan dünyaya doğduğumuz gibi.
Sanki benle var olmuş gibi hissediyorum dünyayı ! Bana kalırsa herkes öyle hissetmekte , zaten dünya çabası meşkalesi hep aklımda. Hep demiyormuyuz bıktım bu elektirik faturasından , bıktım sabah işe gitmekten , bıktım sahte dostlardan , bıktım yalancı arkadaşlardan !!!
Düşünsene kendisi değil , sadece hissettirdikleri bile tüm bunları unutturdu , önemsiz kıldı herşeyi
Demek'ki kendisi bir devrim olacak ölümün.... Hissettirdikleri bile dünyada'ki en önemlileri unutturuyor ise , aslı ne kadar büyük.. büyük tabi İnsanın kendi kıyameti...
Gölgesinin gücü bile , gözlerimizde büyüttüğümüz bu dünyayı ezip geçiyor , tat tuz bırakmıyorsa ,
Bence hissettirdikleri çok değerli ölümün.
Düşün bir insan !, 50 katlı bir binadan bir elinde bir tahta parçası , diğer elinde bir demir parçasını aynı anda bırakıyor boşluğa , demir tahtadan önce düşüyor yere , ve seviniyor bunun için havada süzülürken tahta ve sonu kaçınılmazken , demirde üzülüyor tabi 1 salise önce düştü diye !!
Bence havada ne kadar süzüldüğümüzün önemi yok. Çünkü netice aynı. Belki de başka şeylere odaklanmalı , Çünkü neticemiz aynı ! Belkide havada süzüldüğümüz süreyi , nasılsa düşüyoruz , fakat nereye düşeceğimize karar verelim demeliyiz.
İşte bu yüzden belkide bir ödül , ölüm korkusu yaşarken , Ne kadar değil nasıl yaşadığımızı sorgulamamız için gönderilen